Akışta Yaşam Nasıl Doğdu - 1
Akışta Yaşam Nasıl Doğdu?
Hakikate Giden Yaşam Hikayem!
Yaşamımın 40'ıncı yılına geldiğimde, idealist bir yüksek mühendis olarak gün boyu 16 saat çalışan, satış, danışmanlık, yazılım, tasarım ve şirketimin her tür yönetim ihtiyacını karşılayan cevval bir şirket sahibi olmuştum. Hayatım ev, iş ve şehirler arası yolculuklarla doluydu ve sürekli stresle boğuşuyordum. Ayakta kalmaya çalışan ve her zaman daha fazlasını isteyen hırslı bir insan olarak yaşıyordum. Sevgili eşim şirketin kuruluş yıllarından beri yanımda ve iş yükümü paylaşıyordu. Ancak hedeflerimiz hep boyumuzu aşıyor ve bizi zorluyordu. Gençlik yıllarımdan beri manevi algılarım vardı, ancak iş hayatının derinliklerinde maneviyatın huzurunu, keyfini yaşayamıyordum. Her zaman içimde bir şeyler eksikti ve bu durumdan rahatsızdım. Hayatın herkes için zorlu olduğunu biliyordum ve ben de yaşamımda travmalar yaşamıştım. Ancak, şifacılar gibi, ben de bu zorlukların üstesinden gelmeyi başardım. 20 - 35 yaşları arasında İslam geleneklerine bağlıydım ve özgürlüğü sevdiğim için hep bir yanım sufi oldu. Dinin zorlayıcı yanıyla mesafeliydim ve kimsenin manevi tercihlerine karışmıyordum. Kendim, arayan, inanan ama tam farkında olamayan bir kişi olarak tanımlayabilirim o dönemi. İbadet neydi, niçin yapılıyordu, Allah neredeydi? Onunla nasıl yakın olunurdu? Diğer varlıklar neyin nesiydi? Şeytandan gerçekten korkmamız mı gerekiyordu? Kafamda bir sürü soru vardı ama cevaplarını bulamıyordum. 36 yaşında hayal ettiğim tanrıyı kaybettim ve bir nevi ateist oldum. Ancak, aynı anda müthiş bir aydınlanma duygusu yaşadım. Zihnimin sınırları çökmüş, hapishaneden kaçmıştım. Zihinsizdim ve bu durum beni özgürleştirmişti. Hayatımdaki bu dönüm noktası, beni maneviyatın huzuruna doğru yeni bir yola götürdü. (devam edecek)
Devamını bekliyoruz
YanıtlaSil